|
|
|
|

|
|
Anasayfa
|
|
Alamut (Nizari) İsmaililiği... |
|
Alamut (Nizari) İsmaililiği ve Anadolu’da Yaşayan Alevilikle İlişkileri-Etkileşimi* İsmail Kaygusuz Kısa bir giriş Alamut Nizari Aleviliği, yani İsmaililik, Alevi-Bektaşi inancının Anadolu’da sistemleşmesi ve kurumlaşmasında fazlasıyla etkili olmuş ve birçok bakımlardan batınilik bağlamında onun uzantısıdır. Genel anlamda Heterodoks İslam olarak tanımladığımız Aleviliğin çok önemli bir kolu olan İsmailiğin Alamut çağı Nizari İsmaililerine ilişkin yanlış, yalan ve iftira dolu hayali bilgiler yüzyıllar boyu aktarılarak, tarihsel gerçeklermişçesine sunulmuş; sözde tarih araştırmaları, romanlar, öyküler ve film senaryolarıyla bu uydurma ve tarihsel çarpıklıklar hala sürdürülmektedir. Alamut devleti ve onun kurucusu Hasan Sabbah (1034?-1124) hakkında da akılalmaz karaçalmaları ve aşağılamaları, en ciddi yazar ve araştırmacıların * Yazarın “Bremen ‘Alevi Evi’ Derneği”nin 8 Aralık 2006 tarihinde düzenleği kuruluş “Yıldönümü Paneli”ndeki konuşma metni. Devamını oku |
|
|
KALENDERİ, ALEVİ, BEKTAŞİ KÜLTÜNDE ÖNEMLİ BİR KİMLİK: |
ŞÜCAEDDİN VELİ (SULTAN VARLIĞI)
Yağmur SAY Şücaeddin Veli (Sultan Varlığı) Kimliği ve Kültü Kaynaklarda Şücaeddin hakkında verilen bilgilerin yetersiz olmasının yanında, yine bu kaynaklar birçok açıdan birbirlerini doğrulamamaktadır. Bu kaynakların en eskilerinden olan Şakâyık-ı Nu'mâniye[1] de, Şücâeddîn-i Karamânî adında bir şahıstan bahsedilmektedir. Şakayık'ın verdiği bilgiye göre Şücaüddin-i Karamanî, Şeyh Hâmid-i Kayserî ile irtibatı olup, Sultan II. Murad'ın hayatını kurtardığı için, II. Murad tarafından Edirne'de Debbağlar mahallesi'nde adına bir mescid ve zaviye inşa ettirilmiş, öldükten sonra da aynı yere defnolunmuş bir kişidir.[2] |
| |
|
|
İMAM ALİ VE GHADİR KHUM GÜNÜ: |
|
Muhammed Peygamber’in Ali’yi Ardıl Ataması Dr. İsmail Kaygusuz 
Bu yazımızda Veda Haccı, Ghadir Khum ve Halife seçimi hakkında başlangıçta geçtiğimiz genel bilgiyi ikinci bölümde biraz daha açıp, çeşitli yapıtlar aracılığıyla günümüze gelen Peygamber’in verdiği hutbe konuşmasından bazı bölümleri ve Ali hakkında söylediklerini verdik. Şii, Sünni ve İsmaili’lere ait çeşitli Web sitelerinden derleyip türkçeleştirdiğimiz bu önemli tarihsel bilgilerin eski (özellikle Sünni) kaynaklarının listelerini de aşağıda sunmuş bulunuyoruz. Günümüz Sünni tarihçi ve din bilginlerinin bu tarihsel olaya olumlu bakmadıkları ve ardıl olayını yadsıdıkları düşünülürse, neden özellikle Sünni kaynakları referans olarak verildiği anlaşılır. Ayrıca yazıya üçüncü bölüm olarak Nasiruddin Tusi’nin (1201-1274) bir yapıtında rastladığımız Ghadir Khum gününün batıni yorumunu da eklemiş bulunuyoruz. |
|
Devamını oku...
|
|
|
AA MUZİK OKULU'DAN İLK KONSER |
HÜRRİYET AVRUPA 02.12.2006 |
|
|
SEYYİD BATTAL GAZİ VE KÜLLİYESİ |
|
|
"Gölge etme bana başka ihsan istemem" "Her koyun kendi bacağından asılır", Sana elimi dahi vermem Sen aydınlık martavalları atma Ben güneşi bilirim Çünkü güneş bendedir güneş benim
Ben ilim yolcusuyum Sırat'el müstakiym üzere Yalan dolan bilmem Nedir dala-vere Sen haramın içinde ol zorbalıkla elele Benim lokmam Hakk lokması Rızasız da iş görmem |
|
Devamını oku...
|
|
|
ASGHAR ALİ ENGİNEER’E GÖRE ÇAĞDAŞ DÜNYADA İSLAM VE LAİKLİK İsmail Kaygusuz
2000 yılı içerisinde Hollanda’nın Leiden kentinde Modern Dünyada İslam Araştırmaları Enstitüsü’nün (ISIM) düzenlediği üç günlük İslam aydınları ve İslam dünyasının değişen yüzü teması çerçevesinde bir dizi seminere dünyanın çeşitli ülkelerinden tanınmış İslam bilginleri katılmıştır. Malezyalı siyasal bilimci ve insan hakları eylemcisi yazar Dr. Farish A Noor, seminer katılımcılarından Asghar Ali Engineer ile bir söyleşi yapmıştır. Aşağıda Türkçeye çevirdiğimiz Asghar Ali Engineer’in “Islam and Secularism” (İslam ve Laiklik) yazısına katkısı olması ve bir giriş ya da bir çeşit tanıtma görevi yapması bakımından, “The compatibility of Islam, Secularism and Modernity”(İslamın Laiklik ve Çağdaşlıkla Uyumu) başlığını taşıyan aynı sitedeki söyleşiyi de –son birkaç paragrafı dışında- türkçeleştirip başa aldık. İsmaililerin Mustali koluna(Bohra)bağlı ve aynı zamanda “İlerici Bohralar” hareketinin kurucusu olan A. Ali Engineer, bu makalesinde tamamıyla yansız, yani İsmaili Alevi söylemlerini kullanmadan ve Sünni inancıyla olan tarihsel çelişkileri tartışmasına girmeden İslam ve laiklik konusunu incelemiştir. İslam tarihini, dinsel felsefeleri iyi bilen ve Kuran’ın zahiri(exoteric) ve batıni(esoteric) yorumları üzerinde eğitim aldığı gibi geniş araştırmalar yapmış bir kişi olduğu halde, Kuran’dan verdiği Laikliği destekleyici, çağdaş demokrasiyle uyuşan ayet örneklemelerinde bir Ortodoks İslam bilgini gibi davranmıştır. Ayetler üzerinde tavil (batıni) değil, sözcükleri dışsal anlamıyla, açık (zahiri) yorumlar yapıp kuşkuya yer bırakmamış; siyasal İslamcıları ve İslami devlet yandaşlarını sarıldıkları kendi (Kuran) ipleriyle bağlamıştır. Engineer’in liberal demokrat duruşundan kaynaklanan fazla uzlaşmacı tutumunu dipnotlarda eleştiri konusu yapma ve karşı olduğumuz bazı noktaları da irdeleme gereği duymadan söyleşiyi ve makaleyi olabildiğince anlaşılır biçimde çevirmeye çalıştık. Umarız laiklik tartışmalarına katkısı olur. Haziran 2003 |
|
Devamını oku...
|
|
|

30 Ekim ile 10 Kasım 2006 tarihleri arasında Akşam Gazetesi'nde yayımlanan İsamail Pehliva'nın hazırladığı "Kentleşen Alevilik" başlıklı yazı dizisini ilginize sunarız. Kentleşen Alevilik-1 İsmail Pehlivan
Parçalanan Alevi fotoğrafı-1 
Türkiye'nin bir gerçeği olan ama hep gözardı edilen Aleviler, dışarıdan bakılınca kenarda sessiz sedasız yekpare duran bir topluluk gibi görülür. Oysa ekonomik açıdan farklılaşmaya fırsat bulamadan kentlere göçle birlikte parçalanmaya başladılar. Hem de giderek aralarında derin bir uçurum oluşturarak Alevi toplumu, ülkemizin gerçeklerinden birisi... Lakin bu toplumun bugünkü sorunlarına kimse derinlemesine bakmak istemiyor. Sanki bir kıyıda sessiz ve tek parçalı gibi duran Alevi toplumuna bakınca gerçek bir parçalanma görüyoruz. Alevilerin ekonomik fotoğrafı da bunu gösteriyor. En üsttekiler; Alevi toplumunun içinden çıkmış tüccarlar ve işadamları. Mustafa Süzer, Adnan Polat, Sadık Özgür, Rafet Tükek, Engin Polat, Ali Kösedağ, Ali Çelik, Mustafa Kaçmaz, Bektaş Özbek, Celal Çetin, Ali Rıza Erkan gibi büyük-küçük düzinelerle işadamı ve tüccar karşımıza çıkıyor. |
|
Devamını oku...
|
|
Eyledik Yedi kat yer ile yedi kat göğü Merhaba diyerek seyran eyledik Evrenden evrene bütün alemi Dokuz uçmak ile devran eyledik
|
|
Devamını oku...
|
|
|
HZ. ALİ'DEN ÖZ DEYİŞLER(*) |
|

KAZIM BALABAN (**) GAZETECİ - YAZAR 1. Acelenin meyvesi yanlışlıktır. 2. Aç kalmak, alçalmaktan hayırlıdır. 3. Açık kalpli, mert düşman, içinden pazarlıklı dosttan iyidir. 4. Adalet için en büyük talihsizlik, devleti idare edenin zalimliğidir. 5. Adalet, halkın dirliği ve düzeni, idarecilerin ise süsü ve güzelliğidir. 6. Adalet ve eşitliği gözetme, siyasetlerin en iyisidir. 7. Adil ol, kudretin sürekli olsun. 8. Adilane davranış siyasetlerin (yönetimlerin) en iyisidir. 9. Affedilmeyecek günah, insanların bir birlerine olan zulmüdür. 10. Affetmekten utanmayın. Cezalandırmada acele etmeyin. Emriniz altında bulunanların hataları karşısında hemen öfkelenip kendinizi kaybetmeyiniz. 11. Ahdini bozmak Allah’ı ve halkı gazaplandırır. 12. Ahmak, her lafın başında yemin eder. 13. Akıl, gurbette yakın bulmaktır; ahmaklık vatanda gurbete düşmektir. 14. Akıl gibi mal, iyi huy gibi dost, edep gibi miras, ilim gibi şeref olmaz. 15. Akıl gibi zenginlik cehalet gibi yoksulluk yoktur. Edebe uymak bir kazanç, danışmak bir güçtür. 16. Akıllı bir insan fakir olabilir. Fakat o hiç kimsenin sadakasına muhtaç değildir. 17. Akıllı kişi, tecrübelerden ibret alan kimsedir. 18. Akıllı olan kemal, cahil olan mal ister. |
|
Devamını oku...
|
|
|
HOLLANDA ALEVİ PLATFORMU ORTAK AÇIKLAMASI |
|
-“Geçmişte Alevi düşmanı güçler tarafından Aleviliğe ve Aleviler yönelik asimilasyon ve yok etme çabalarına bugün daha tehlikeli olarak "Alevi" maskesi altında ama Alevilikle alakası olmayan güçlerde katılmıştır. 1400 yıldır her türlü zorbalığa ve kırıma karşı dimdik ayakta durmasını başarmış olan Aleviler bu güçler tarafından içten fet edilerek yıkılmak istenmektedir”. -“Bu güçlere dur demek her Alevinin ve Alevi kuruluşun görevi olmalıdır” diye açıklama yapan, Hollanda’da biraraya gelen Alevi Kurum ve Kuruluşları Alevi hareketi içersindeki olumsuz gelişmelere karşı sert uyarılarda bulundular. “Hollanda Alevi Platformu ortak açıklama sonuç bildirgesi” aşağıda kamuoyun bilgisine saygıyla iletilir. Hollanda Alevi Platformu ortak açıklaması Hollanda Alevi kamuoyuna! Son bir kaç yıldır Alevi örgütlenmeleri içersine çöreklenmiş Alevilikle alakası olmayan bazı kesimler tarafından "Aleviliği yeniden tanımlama" daha doğrusu saptırma girişimleri, Aleviliğin içini boşaltma, Alevileri bölme, karşı karşıya getirme faaliyetine dönüşerek devam etmektedir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
ORTA ASYA ve ANADOLU HALKLARININ |
|
ORTA ASYA ve ANADOLU HALKLARININ İNANÇ MOTİFLERİ ve İSLAMİ OLUŞUM Doç.Dr. Yağmur SAY Hiçbir ulusun veya halkın inancını belirlemede veya gerekli görülen inanç sistemini değiştirmede tek bir etken (ulusların veya halkların gösterdikleri kültürel değişkenlik-giriftlik ve çok renklilik platformunda) rol oynamamıştır. Bu belirlemede karmaşık gibi duran inanç sistemlerinin belirlenmesi, ortak kabule dayalı birçok etkileşimin (hatta zorlayıcıların) bileşimiyle (toplumların düşünsel ve işlevsel inanç motifleri) mümkün olabilmiştir. |
|
Devamını oku...
|
|
BİLGELERİN AYAK İZLERİ- Hazırlayan: Recep S. TATAR - SU YAYINLARI Hazırlayan: Recep S. TATAR Yaşamlarımızın kılavuzu olmuş, özlü güzel sözler... İnsanlık tarihinin gelişim seyri sırasında, bilim insanlarından, din adamlarına, filozoflardan, devlet başkanlarına “daha iyi bir toplum nasıl yaratılır, nasıl yönetilir, nasıl eğitilir”in cevabını arayanların; bu arayış sırasında insanlık tarihine kattıkları değerlerin toplamıdır. Bu seyir sırasında, kaybedenlerin ve kazananların, yaşamsal ve düşünsel eserleri, bizlerin yaşamımızda kullanacağımız pusulalara dönüşmüş, özlü sözlerdir. Bunlar öyle pusulalardır ki, nereye nasıl tutarsanız tutun, her zaman daha iyiyi, daha doğruyu, daha güzeli göstermektedir. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Namaz kıble nedir bilmem Kıblem insan yönüm Hakk'tır Başka nesne baksam görmem Tenim insan canım Hakk’tır Başım kesip öldürseler Un edipte öğütseler Derim yüzüp gerdirseler Giden insan yolum Hakk'tır |
|
Devamını oku...
|
|
|
SAVULUN BATTAL GAZİ GELİYOR ! Savaş ÇOBAN* SEYYİD BATTAL GAZİ VE KÜLLİYESİ - SU YAYINLARI - Yrd. Doç.Dr. Yağmur Say Battal gazi deyince akla ilk gelen hemen herkes için sanırım aynı isimdir; Cüneyt Arkın. Bazılarınız ne alaka diyecekler ama “Battal Gazi’nin Oğlu” ve “Battal Gazi Destanı” isimli filmleri izleyenler Battal Gazi’nin nasıl bir kahraman olduğunu bilirler. Ama o gerçekte bambaşka bir “kahraman”dır. Su Yayınları tarafından yayınlanan Yrd. Doç.Dr. Yağmur Say’ın titiz çalışması “SEYYİD BATTAL GAZİ VE KÜLLİYESİ - Anadolu’nun İslamlaşması ve Türkleşmesi Sürecinde Gazi - Eren - Evliyaların Rolü” isimli araştırma bir dönenin tarihine ve Battal Gazi’ye ışık tutuyor. “Gayrı resmi tarih” alanında değerli bir çalışma olarak okuyucuya sunuluyor. Battal gazi’nin soyu hakkında çeşitli söylentiler vardır ilki Malatya Serdarı Hüseyin Gazi’nin oğlu olduğudur. Asıl adının Abdullah ya da Ebu Hüseyin olduğu ileri sürülmektedir. Asıl adının Cafer olduğunu benimseyenler ise onun peygamber soyundan geldiğine, atalarının İmam Cafer, İmam Zeynel Abidin yoluyla İmam Hüseyin’e, dolayısıyla da Hz. Ali’ye ulaştığına inanırlar ve seyyidlik unvanını da soy geçmişinin kanıtı olarak gösterirler. |
|
Devamını oku...
|
|
|
Hangi "hal"da olursa olsun hiçbir nesne yoktur ki mekanı olmasın. Mekan içerisinde olmayan varlık değildir. Bütün varlık aleminde var olan ve bütün varlık aleminin var olduğu mekanı da kendinde barındıran fakat kendisi lâmekan olan "Bir" vardır. o da O'dur, Hakk'tır. Her nesnenin kendine özgü varlığını sürdürebileceği mekanlar küçükten büyüğe (ya da tersi) doğru birbiri içindedir. içerdeki tek parça birey, bireyin içinde de özdür. Gözlemleyebileceğimiz şekli ile göle atılan bir taş parçası birey ise, taşın göle düştüğü yerde ki en son dalga ile gölün kenarına varan ilk dalga ve birbiri içinde bulunan bütün dalgaları birer mekan içinde mekan olarak algılayabiliriz. Bir başka şekli ile birçok elektrona sahip olan herhangi bir maddenin atomunda ki elektronların hareket alanları olan içiçe yürüngeler gibi. |
|
Devamını oku...
|
|
|
DERVİŞ BABA'NIN ALEVİ-BEKTAŞİ GÜLMECE EDEBİYATINDAN ŞİİRLEŞTİRDİĞİ ÖRNEKLER DR. iSMAİL KAYGUSUZ “Bayezid Bistami'den Yunus ve Kaygusuz Abdal'a, Azmi'ye ve Harabi'ye ulaşan makam-ı naz'da Tanrıyı sorgulama ve şeriat dogmalarına kafatutma, Alevi-Bektaşi inanç ve düşüncesinin simgesel temsilcisi Baba Erenler, Bektaşi Babası, Bektaşi vb. halktan tiplemelere kadar inip fıkralarda-nüktelerde ortaya çıkmıştır. Mutasavvıfların, özellikle batıni mutasavvıf ozanların Tanrıyla hesaplaşması, sorgulayıp eleştirmesi onu kendi maddesel özünde yokettiğinden kendilerine, yani insana yönelmektedir. Böylece makam-ı naz'da kendi kendileriyle konuşup hesaplaşmaktadırlar. Onun için Alevi-Bektaşi mizahını (gülmecesini) oluşturan fıkralarda işlenen maddi yaşam, toplumsal yergiler ve tanrıyı sorgulamaya yönelik konular, uygulanan davranış biçimleri felsefi materyalizmin kapsamı içindedir; basitleştirilerek halka indirilişidir…” [İsmail Kaygusuz, Görmediğim Tanrıya Tapmam, Alev Yayınları; İstanbul, 1996, s.105,116)) |
|
Devamını oku...
|
|
|
İMAM ALİ'NİN BİLİMSEL KİŞİLİĞİ ÜZERİNE |
|
Dr. İsmail Kaygusuz
“Kişi insanlar arasında aklıyla yaşar, bilim ve tecrübeleri aklıyla edindiği gibi.” “Bilim elde etmek için istekli ve araştırıcı ol.” “Ben devranın bilginiyim, öyleki (onun) anası-babası gibiyim.” |
|
Devamını oku...
|
|
|
AA MÜZİK OKULU DERSLERE BAŞLADI |
05.10.2006 HÜRRİYET AVRUPA |
|
|
ALEVİ-BEKTAŞİ TARİH YAZICILIĞINDA... |
|
ALEVİ-BEKTAŞİ TARİH YAZICILIĞINDA YÖNTEM ve ANLAYIŞ PROBLEMLERİ Doç.Dr. Yağmur SAY
Başlarken İnanç sorunlarına, inanç sisteminin içinden bakarak, yani onun bütün kriterlerini, kendi söylemini, olduğu gibi kabul ederek, bir açıklama getirilemeyeceği[1] gibi, o inancın sadık bir inananı olarak da sağlıklı açılımlar yapılamayacağı açıktır. Bunun yanında söz konusu inanç ve yaşam biçimleri o dönemdeki diğer inanç ve yaşam biçimleri ile de karşılaştırılmalıdır. Bu cümleden olarak. Temel figür olan Orta Asya Türklüğünün İslam kültür dairesi ve uygarlıkları içindeki yaşam biçimlerinin veya özel yeteneklerinin, katkılarının bir tahlili yapılacaksa bu öncelikle eldeki verilere bakarak yaşamsal (sosyal), askeri, siyasi ve dini organizasyonel yetenekler alanında yapılmalıdır. |
|
Devamını oku...
|
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 111 - 132 Toplam: 160 |
|
|
Kimler Online
Şuanda 1 misafir bağlı
|