|
|
|
|

|
|
Anasayfa
|
|
ALEVİ AKADEMİSİ ONUNCU KURULUŞ YILDÖNÜMÜ ŞENLİĞİ |
|
ALEVİ AKADEMİSİ ONUNCU KURULUŞ YILDÖNÜMÜNÜ
BERMEN’DE COŞKULU BİR ŞEKİLDE KUTLADI
Bundan on yıl önce 31 Ekim–2 Kasım 1997’de Hollanda’nın Heeze kasabasında yapılan Kuruluş Kurultayı ile, ilk olarak Avrupa Alevi Akademisi (AAA) adı altında, Avrupa, Türkiye, Balkanlar, ABD vb. ülkelerde faaliyette bulunan federasyon, dernek, dergâh, tekke, cemevi, vakıf gibi Alevi örgüt ve kuruluşlarının yanı sıra, Fakir Baykurt gibi birçok demokrat ve ilerici aydınların da katılımları ile kurulan Alevi Akademisi onuncu kuruluş yıldönümünü Bremen’deki Merkezi binasındaki Mozaik Kültür Salonu’nda 27 Ekim 2007 tarihinde coşkulu bir şekilde başta Almanya, Fransa, İsviçre ve Hollanda olmak özere Avrupa’nın çeşitli yerlerinden gelen çok sayıda kuruluş ve Alevi Kurumlarının yöneticileri, seçkin bir davetli topluluğu ve üye temsilcilerin katılımı ile görkemli bir biçimde kutlandı. Ayrıca, yıldönümü kutlamalarına katılamayan Avrupa’daki kişi, Kurum ve Kuruluşlardan da çok sayıda kutlama mesajları geldi.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
ALEVİ AKADEMİSİ TANITIM BROŞÜRÜ |
|
ALEVİ AKADEMİSİ
KURULUŞU – GELİŞMESİ – KONUMU
VE
ETKİNLİKLERİ
(1997 – 2007)
Devamını (PDF/Adobe Acrobat) oku...
|
|
|
“MA’RİFETULLAH”
ALLAH’I BİLMEK VEYA TANIMAK ÜZERİNE
Allah’ın varlığını bilmek ve buna bağlı olan bütün düşüncelerin başında “marifetullah” Allah’ı tanımak, bilmek bilinmelidir ki ağır basmaktadır. Bu konunun hassasiyetine dikkati çekerek, kolay bir iş olmadığını baştan belirtmeliyim.
Marifetullah ile ilgili yazılan çok sayıda el yazma kitabeler olduğu gibi, bu konuyu ele almış bütün büyük sofilerin (mutasavvıfların) eserleri de basılı olarak günümüzde mevcuttur.
Tasavvuf kitaplarında “marifetullah” ile ilgili bilgilerin her vatandaşın anlıyabileceği bir şekilde aktarılmadığı bir gerçektir. Bu zor işin bir örneğini vermek istiyorum. ”Velayet” kelimesi çok geniş ve derin manaları taşımaktadır. Tasavvuf kitaplarında “velayet” in manasını anlatabilmek için mutasavvıflar çok dikkatli davranmışlardır. Bu gösterilen dikkat aynı zamanda bu işin ehli olmayan insanların konunun hakikatini kolay anlıyabilmelerini önlemiştir. Anlayan anlamıştır, zihniyeti ile yola gidilmiştir.
Devamını (PDF/Adobe Acrobat) oku...
|
|
|
Bu Toprağın Atasözleri
İL İL ATASÖZLERİ ve ANLAMLARI
|
|
Devamını oku...
|
|
|
İnsanlık dediğin bir şeyde gizli
Sevgidir bilgidir rızadır kendi
Benlikten geçerek olursan bizli
Birliğe giden yol Şahım Ali'dir
Benliğin varında nefsinden sakın
Birlikten güç doğar aldanma sakın
Gecesiz gündüzler olunca yakın
Dirliğe giden yol Şahım Ali'dir
Varlığın mayası sevgiden geldi
Bilinmek istedi ara bul dedi
Ateşten gömleği eğnine giydi
Erliğe giden yol Şahım Ali'dir
|
|
Devamını oku...
|
|
|
İsmail Kaygusuz
Kısa Bir Giriş
Abdal Musa Sultan’ın tarihsel ve siyasal kişiliği çok önemlidir. Hacı Bektaş Veli’den sonra ikinci Pir olarak, Beylikler Dönemi’nde 14.yüzyılın ortalarına doğru Anadolu tarihini değiştirecek bir tercihte bulunmuş; resmi tarihin anlattıklarının tersine Osmanoğlu Orhan’ı (ö.1362) terkederek, Aydınoğlu Umur’u (ö.1348) desteklemiştir. Onun büyük donanmalarla denizlere egemen olma ve Bizans yönetiminin muhalif prensleriyle dostluklar kurarak, güçlü bir biçimde Balkanlara-Avrupaya açılma siyasetini beğeniyor olmalıydı ki, 1340 yılının başında ona kızıl börk giydirip el vererek Gazi yapmış. Sonra yanına kırk gazisiyle Seyyid Ali Sultan’ı katarak Çanakkale Boğazını nereden geçeceğine dair taktik bile vermişti. Umur Gazi’nin kendileri için yaşamsal tehlike gösteren bu siyasetini erken anlayan Avrupa Feodalları, Papa’nın da desteğiyle hazırladıkları büyük Haçlı donanmasıyla Venediklilerin komutasında 1348’de İzmir’e yaptıkları ani baskınla Aydınoğulları donanmasını yokettiler. Bu baskına yiğitçe direnen Umur Gazi de genç yaşta yaşamını yitirdi. Baskın defedilip, Haçlı donanması yokedilebilseydi tarihin seyri kesinlikle değişecek, belki bugün Osmanoğullarının değil, Aydınoğullarınınki gerçek tarihimiz olacaktı.
Devamını (PDF/Adobe Acrobat) oku...
|
|
|
Abdal Musa derki ‘kavgalardan kaç
Sır saklamayı bil’ dosta gönlün aç
Ulu Sultan’ımın başındaki taç
Sevgidir barıştır bunu bilelim
Varıp dergahına niyaz edelim
Yardım etti Osmanoğlu Orhan’a
Nankörlük görünce çekti barkana
‘Yüzsuyu dökme’di beye sultana
Elmalı’yı yurt edindi bilelim
Gidip dergahına niyaz edelim
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Sosyal Bilimler Eğitimi Kongresi |
|
SOSYAL BİLİMLER, TEMEL BİLİMLERE KATKI YAPABİLİR Mİ?
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi,
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Sosyal Bilimler Eğitimi Kongresi
18-20 Haziran 2007 tarihleri arasında Çukurova Üniversitesinde yapılan "III. Sosyal Bilimler Eğitimi Kongresinde" Prof. Dr. Nilgün Çelebi "Sosyal Teorilerin Sosyal Bilimlerdeki Yeri" konulu sunusunda "sosyal bilimler temel bilimlere katkı yapabilir" temennisini içeren açıklaması ilgi çekiciydi.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
NE DESİNLER
Düğüm düğüm bağlanmışım
Çözmeyenler ne desinler
Sevdana çok ağlamışım
Çekmeyenler ne desinler
İblisin izin sürenler
Her yanımı çevirdiler
Aşk tadında olmayanlar
Ham ervahlar ne desinler
Gâh yanarım narında ben
Gâh solarım dalında ben
Gâh uçarım bir telekten
Görmeyenler ne desinler
|
|
Devamını oku...
|
|
|
ÖSS Sınav Sonuçları ve Ülkemizin Bölgesel ve Sosyo-ekonomik Gelişmişlik
Yönünden İrdelenmesi Üzerine Görüşler
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi.
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
2007 yılı ÖSS sınavına 1 milyon 776 bin kişi başvurdu, sınav sonucuna göre 47 587 aday bu yıl ÖSS'de sıfır (0) çekti, geçen yıl 25 bin aday sıfır çekmişti. Geçen yıla göre sınavın göreceli olarak kolay olduğu düşünülürse, sıfır puan alanların toplam sayısında 20 bin artışın olması düşündürücü. Sınavda da yine en başarılı okullar Fen ve Anadolu liseleri olmuştur. Normal devlet liseleri yine dökülüyor.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
OKS Sınav Sonuçları Ve Eğitimin Genel Durumu
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi.
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Duyarlı öğretim üyeleri ve bazen kurumsal düzeyde üniversiteler olarak, üniversiteye gelen öğrencilerin istenilen nitelikte üniversite okuyacak düzeyde bilgi ve donanım ile gelmediklerini belirtiriz. Tabii, doğal olarak ilk ve orta öğretim Milli Eğitim Bakanlığına bağlı olduğu için ve kurumalar arasında bazen iletişim eksikliğinden dolayı konu bir bütünlük içinde tartışılamıyor. Sorunun kaynağı ortaöğretim olduğu için doğal olarak ortaöğretimin izlenmesi önem kazanıyor.
Devamını (PDF/Adobe Acrobat) oku...
|
|
|
ALEVİ-BEKTAŞİ KÜLTÜRÜNDE KIRKLAR SEMAHI |
|
|
37 aydın türkülerle anıldı |
|
HÜRRİYET AVRUPA
http://www.hurriyet.de/?navi=article&grp=Gundem&an=452
37 aydın türkülerle anıldı
Recep SEPLIN / BREMEN
Almanya'nın Bremen kentindeki Cem Evi'nde düzenlenen törende, 2 Temmuz 1993'te Sivas'taki Madımak Oteli'nde katledilen 37 aydın, olayın 14. yılında anıldı.

Yerel sanatçılar Gani Cansever, Ali Çelik ve Mesut Suna ile birlikte Bremen Alevi Akademisi'nde düzenlenen anmaya Alevi Akademisi Başkanı Mustafa Düzgün, Cem Evi Dedesi Dr. Hüsnü Kaya, Dede Hasan Ali İçlek ve çok sayıda üye katıldı. 1 dakikalık saygı duruşu ve açılış konuşmasının ardından Gani Cansever, Ali Çelik ve Mesut Suna birer türkü okudular. Dede Hasan Ali Öçlek, deyişler okudu. Kapanış konuşmasını yapan Cem Evi Başkanı Alirıza Sevimli, İmam Hasan, Hüseyin üzerine yazılmış şiirler okudu.
|
|
|
Açılsın goncada güller
Ötüşsün dalda bülbüller
Çözülsün lâl olmuş diller
Meydana gelin meydana
Hakikat sırrın bilelim
Sırrından Hakk'a erelim
Halden hallere geçelim
Meydana gelin meydana
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Sınav Nedir, Ne Getirir, Ne Götürür |
|
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi.
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Eğitimin amacı bilginin dantel misali işlenmesi, bireysel bazda içselleştirildikten sonra dönüştürülmesi ve paylaşılmasıdır. Çağımızın bilgi toplumunun özü ve hammaddesi ise "bilgi"; bilgi toplumu olmanın ön koşulu ise, mevcut bilgi stokuna hızlı ve kolay erişim olanağı sunulan birey tipolojisinin yaratılmasıdır. Buna uygun bireyleri seçmesini bilmek ve onları öne çıkarmaktır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Nasıl Bir Sınav İstiyoruz? |
|
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi.
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Öğrenciler Sınava Çok Erken Yaşlarda Başlamaktadırlar
Sınava hazırlığın ilkokul düzeyinde başladığı bir ortamda öğrencinin zamanın önemli bir kısmını kendisi gerçekleştirmek yerine, ailelerin arzularını gerçekleştirmek için çalışmaları çocuklara çok erken dönemde yaşama karşı bir isyan oluşturmaktadır.
Öğrencilerin gerçek anlamda ne tür sınava giriyor? Kendisinden gerçekten istenen nedir? Hangi sınıfta hangi sınava girilir? Bu sınavlarda kaç soru çıkar? Sınavın ölçme değerlendirme ölçütleri nelerdir? Güven ilişkisi nedir? gibi daha bir çok soruyu sorabilen veya soramayan öğrenci, erken dönemlerde belirsizlik içinde kalmaktadır.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
Neden ÖSS Sınavı Şekli Değişmeli?
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi.
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
Yükseköğretim Kurumu (YÖK)’ün hazırladığı “Türkiye’nin Yükseköğretim Stratejisi” raporunda üniversiteye alınacak öğrencilerin niteliği sınav sistemi ciddi olarak işlenmiş. Sorun doğru tespit edilerek orta öğretimde kalitenin artırılması işaret edilmiştir. Söz konusu raporda http://www.yok.gov.tr/duyuru/yok_strateji_kitabi.pdf sorunun çözümünün kısa sürede mümkün olmadığı ve on-on beş yıllık süreye yayılabileceği öngörülüyor. Ben biraz daha karamsarım ve sürecin daha da uzayacağını düşünüyorum. Nedeni de söz konusu raporun muhatapları olan Hükümet ve Milli Eğitim Bakanlığının YÖK ile aralarındaki sorundan dolayı raporu incelediklerini sanmıyorum.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
...Buyruk Örnekleri ve Sünbülname |
|
Kuzey Irak Alevilerinin (Şebek, İbrahimi, Kakai..) Dinsel İnanç Kitaplarından Buyruk Örnekleri ve Sünbülname
İsmail Kaygusuz
New York Syracuse Üniversitesi profesörlerinden Matti Moosa’nın Türkiye dışındaki Ortadoğu coğrafyasında değişik adlar altında yaşamakta olan Alevi-Kızılbaş inanç topluluklarını inceleyerek 1988 yılında yayınlamış olduğu, yaklaşık 600 sayfalık “Aşırı Şiiler: Sapkın Mezhepler”(Extremist Sh’ites: The Ghulat Sects) adını taşıyan geniş çalışması, bazı eksikliklerine rağmen oldukça dikkate değer bulunmaktadır. Kitabın 13. Bölümünde Kuzey Irak’ta, Musul çevresinde yaşamakta olan Şebekler, Kakailer ve İbrahimiler’de bulunan ve Azeri Türkçesinden Arapçaya çevrilerek yayınlanmış Buyruk nüshaları ve diğer bazı kaynak metinler hakkında verdiği bilgiler oldukça önemlidir. Aşağıda, bu bölümün tarafımızdan yapılan Türkçe özet çevirisini bulacaksınız. Dipnotlarda verilen görüş ve düşünceler bize aittir; bunlar eklenmesi, açıklanması gereken bilgiler ve karşı olduklarımızdır:
Devamını (PDF/Adobe Acrobat) oku...
|
|
|
Devlet Üniversitelerinin Durumu... |
|
Devlet Üniversitelerinin Durumu ve Geleceği:
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ
Çukurova Üniversitesi, e-mail:
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır
14 Mayıs 2007 tarihinde Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) konferansları dizini çerçevesinde ITÜ öğretim üyesi ve TÜBA asli üyesi Sayın Prof. Dr. Derin ORHON, "Devlet Üniversitelerinin Durumu ve Geleceği" konusunda ilginç bir sunumda bulundu. Sayın Derin Orhon ülkemizin iyi yetiştirdiği kişilerden birisi olarak bilinir. Çevre bilimi ve çevre biyoteknolojisi alanındaki çalışmaları ile bilimsel literatürde iyi tanınmaktadır. Sayın Derin Orhon aynı zamanda üniversite sorunlarına duyarlı bir bilim insanı olarak da bilinmektedir.
|
|
Devamını oku...
|
|
|
TARİH KİTAPLARINDA SAKLANAN DEVRİMCİ&. |
|
Savaş ÇOBAN *
Şeyh Bedreddin’i ilk defa lisede tarih derslerinde duydum. Fetret devrinin sonrasında meydana gelen sıradan bir ayaklanma olarak ele alınıyordu. Tarih ve toplum açısından önemi göz ardı ediliyor ve resmi tarih anlayışıyla çarpıtılıyordu. Birkaç sene sonra Nazım Hikmet’in Simavne Kadısı Oğlu Şeyh Bedreddin Destanı’nı okuyunca Şeyh Bedreddin’in önemini anladım. Bu toprakların ve dünyanın en önemli devrimcilerinden biriydi. Söyledikleri ve yaptıklarıyla örnek alınacak bir insandı. O ve yoldaşları Torlak Kemal ve Börklüce Mustafa düşündüklerini gerçekleştirmek için harekete geçtiler, ayaklandılar ve düzenli orduyla savaştılar. Sonunda yenildiler…
|
|
Devamını oku...
|
| |
|
| | << Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki > Sona Git >>
| | Sonuçlar 67 - 88 Toplam: 160 |
|
|
Kimler Online
Şuanda 9 misafir bağlı
|