Etkinlik Takvimi

Şubat 2010 Mart 2010 Nisan 2010
Pa Pa Sa Ça Pe Cu Cu
Hafta 9 1 2 3 4 5 6
Hafta 10 7 8 9 10 11 12 13
Hafta 11 14 15 16 17 18 19 20
Hafta 12 21 22 23 24 25 26 27
Hafta 13 28 29 30 31
Yeni Etkinlik Gönder Yeni Etkinlik Gönder

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Anasayfa
Ya Sen

Dağ dağ yüklendim
Omuzladım seni
Amansız, apansız gelişlerinde bile.
Bir kez olsun "yeter artık" duydun mu benden
Bir de, "başkalarına git"...

Varlığında kıvrandığım
Ekvator'un sıcağı, sahranın susuzluğu
O azgınlığa bu uysallığım boşuna mı
Boşuna mı bunca cefaya vefam...

Sen bilmezsin bunları
Bilemezsin külünden var olmayı
Yaraya tuz basmayı
Yaratmayı bilemezsin sen...

Sen...
İster Nemrut'un ateşi ol
İstersen Büyük İskender
İster ecüş becüş masalı
İster insanların korkulu rüyası
Bize ne keder.

Duygunun güneşiyle musahibiz biz
Kabuklaşmış toprağın öpüştüğü damla
Esen sam yeliyiz boranı sırıl sıklam eden
Yâr deriz
Gönlümüzde bin aah...

Sevene sevda olduk
Sevdikçe sevilen...

Ya sen...!?

 

Budak Ali

Hildesheim, 15.05.2007

 
BEDREDDİNİLER, BÖRKLÜCELİLER, TORLAKLAR

OSMANLI YÖNETİMİNE KARŞI SİYASAL-DİNİ BİR TEZ :
BEDREDDİNİLER, BÖRKLÜCELİLER, TORLAKLAR


Yağmur SAY

Kadı Ahmet, Anadolu’daki  bazı kabileler arasında athéisme  ve ibâhiye mesleğine mensup olanlar bulunduğunu ve özellikle Niğde’de bunların miktarının ne kadar çok olduğunu söyler; Gök Böri Oğulları, Turgud Oğulları gibi bazı göçebe kabilelerle Luluva (Loulôn) vilayetindeki oduncular ve kömürcüleri  ve Niğde civarında adeta yalancı bir peygamber gibi türlü hile ve oyunlarla başına bir çok cahil halk toplayan İbrahim Hacı adlı İbahiye’ye mensup şeyh taraftarlarını, küfr ve zındıklık ile itham etmektedir.Yine Anadolu’da Taptuk isminde bir Türk şeyhine tabi oldukları için Tabtukî ( Taptuklu) adını alan bir taife mevcut olup, misafirlerine kızlarını, kız kardeşlerini, karılarını peşkeş çektiklerini söyler .Bu son itham, sünniler tarafından Alevi topluluklar aleyhinde sıkça kullanılmış bir olgudur.

Devamını (PDF/Adobe Acrobat) oku...

 
Hıdrellez(*)

Ali KILIÇ

Anadolu halk folklorunda Hızır veya Hızır-İlyas kültürü çok iyi bir şekilde yansıtılmaktadır. Hıdrellez ve Nebî (Hızır-Nebî) bayramıdır. Hıdrellez büyük bir çoğunlukla Anadolu ve Balkan’larda yaşamakta olan Aleviler arasında biliniyor. Eskiden Roze Xızır (Hızır günü) de denilen Hıdrellez, halk arasındaki yaygın inanca göre, Hızır ile İlyas’ın bir araya ya da buluştukları gündür. Hızır ile İlyas’ın buluştukları günün anısına iki ismin birleşmesinden doğan Hıdrellez kavramıda böylece ortaya çıkmıştır.
   Hıdrellez 6 Mayıs günü kutlanmaktadır. Bu tarihin bir başka özelliği ise, Anadolu’da 6 Mayıs’ta yaz mevsiminin başlaması olarak kabul edilmesidir. Buna göre halk arasındaki inanca göre, 6 Mayıs’tan 8 Kasım’a kadar süren 186 gün Hızır günleri 8 Kasım’dan 6 Mayıs’a kadarı ise Kasım günleri yani kış günleri olarak kabul görmektedir. Yine 6 Mayıs’ta bülbülün güle kavuştuğuna inanılır.

Devamını oku...
 
KURAN'DAKİ İSLAMA ÇAĞRI...

KURAN’DAKİ İSLAMA ÇAĞRI,  KUR’AN ÜZERİNDE GÖRÜŞ VE ARAŞTIRMALAR 
                                     

İsmail Kaygusuz

 

Kısa Bir Giriş

Namaz sırasında Kuran sureleri “Türkçe okunabilir mi?”, “ezan dinin simgesidir,  Arapça okunmalıdır” vb.  tartışmaları yayılırken, Ankara’da  Diyanet İşleri Başkanlığı “Güncel Dini Meseleler İstişareler Toplantısı” başlatmış. Dinde reform niteliğinde kararların alınması beklenen bu toplantılarda, çeşitli din uzmanları kurullarının görüşmelerinde Kuran’ın anlaşılmasında yöntemler tartışıldığını okuyoruz. gazetelerde.


Devamını (PDF/Adobe Acrobat) oku...

 
Prof. Dr. Gülten Günel Hocanın Anısına

Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi. Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

"Her ölüm erken ölümdür" sözü sanki sevgili hocamız, ablamız değerli bilim insanı, Üniversitemizin güzide güzel bilim insanı Prof. Dr. Gülten Günel için söylenmiştir. Her insan birbirinden etkilenir, ben genelde beni zenginleştirecek insanlar ile konuşmaktan hoşlanırım. Gülten Hocam da etkilendiğim ve sohbetlerinden zenginleştiğim kişiliklerden biriydi.

Hocamı gıyaben tanıyordum ancak kimdir, nasıl biridir, bilmezdim. 1999 yılı sonlarına doğru bir gün kapım çalındı, üniversitemizde gördüğüm ağır insan edasındaki hocam kendisini tanıtarak içeri girdi. Kapının dışındaki anahtarımı çıkararak, "kesinlikle anahtarı kapının üzerinde bırakmayın, sakınca oluşturur" diyerek selam verdi. "Üniversitemizde yazı yazan ancak tanımadığım kişiyi merak ettiğim için sizinle tanışmaya geldim" dedi. Ben de kendilerini gıyaben tanıdığım için saygıyla karşıladım. Kısa süren karşılıklı konuşmamızda satır aralarında ciddi, saygılı ve bir çok konuya duyarlı bir kişiliğe sahip olduğunu anladım. Zamanla tanıdıkça hocanın duygusal zenginliğini, bilge ve iyimserlik yüklü yapısını, her olaya ciddiyetle yaklaşımını gördüm. En ince ayrıntıya kadar inebilen, bilimsel bakış açısını yaşamı ile bütünleştirmişti. Aydın bir Türk kadını olarak kendisinin sohbetlerinden çok yararlandık.

Devamını oku...
 
OKUMA ALIŞKANLIĞI NASIL KAZANDIRILIR?

Kitap Okuru Bir Toplum Muyuz-2?
Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi.
Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

     kitap.jpg

     Orhan Pamuk “Yeni Hayat” kitabında der ki “ bir kitap okudum hayatım değişti”. Aslında çok anlamlı bir ifade. Özellikle kitap kurdu insanlar bilirler ki okudukça yaşamları anlam kazanır. Yaşamı daha iyi algılar, karşılaştıkları sorunu daha kolay çözebilmektedirler. İnsanın yaşama anlamlı başlaması, kendisine erken yaşlarda bir yol haritası çizmesi geleceğinde birlikte olduğu insanları daha iyi, daha doğru daha güzel görmesinin yollarını aramasını sağlayacak düşünme gücü katacaktır. Kitapların, kendini, ortamını, ülkeni, öteki ülkeleri, yer altı yer üstü zenginlikleri gökyüzünü size tanıtacaktır. Kitap insan kişiliğini, karakterini ve doğrularını tanıtacak, geleceğe yeni ufukların açılmasını sağlayacaktır.
     “Bilginin insana verdiği mutluluk ne para ne de servet ile sağlanabilir” özdeyişinin önemini ancak bunu yaşayanlar bilir. E. Gibban “ okumayı hiçbir servetime değişemem” ifadesi ile yaşamdan aldığı tadı vurgulamaktadır. İbn-i Sina gibi dünyaca ünlü bilgin “ gecelerim hep okumakla geçerdi” diyor. Katip Çelebi “ mumlar tükenir, güneş, doğar, ve ben hala okurdum” diyerek okuma alışkanlığını ortaya koymaktadır. Montesquie ise “ okuma ile üzüntülerimi gideriyorum” diyor. Ünlü kimya bilimcisi Madam Curie “ bütün yoksulluğuna karşın geceleri sokak lambaları altında ders çalışarak eğitimini tamamladığını belirtiyor, yaşam öyküsünde.
     Yaşamın farkına varmak, olayları sentezlemek veya analiz etmek için belirli bir bilincin oluşması yaşamdan zevk almak için okumak ve mutlaka okumak gerekir. Aksi taktirde Uğur Mumcunun meşhur sözü olan “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunur”. Maalesef bir çok kişinin TV ekranlarında veya birilerinden duydukları bir iki ifadeyi kullanarak uluorta konuştukları görülmektedir.

Devamını oku...
 
EYLENME TURNAM

Vardığın yerlere selamım götür
Eylenme Turnam cânândır gözleyen
Kalmadı mecalim dertlerim çoktur
Eylenme Turnam cânândır bekleyen

Yüreğim yangında gönlüm nârdadır
Yaprağım solgunda gülüm hardadır
Zalimler talanda özüm dârdadır
Eylenme Turnam yârândır bekleyen

Devamını oku...
 
KİTAP OKURU BİR TOPLUM MUYUZ-1?

Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi. Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

    alevi_akademisi_kutuphane.jpgKütüphanecilik Haftasında Kitap Okur Yazar Durumumuz Nedir?
   Toplumların gelişmişlik düzeyi bir çok ölçüte bağlı olarak değerlendirilmektedir. Toplam nüfus başına karşılaştırma yapıldığı zaman İngiltere, Almanya ve Türkiye nüfus olarak birbirlerine yakın sayılır. Ancak söz konusu ülkelerin gelişmişlik düzeyleri, insani kalkınmışlık ölçütleri endeksine göre karşılaştırdığında Türkiye'nin önemli derecede ayrıştığı görülmektedir. Bunlardan bir tanesi de tükettiği kağıt miktarı özelde de okunan kitap sayısıdır. Bu konuda sık sık sorulur, biz kitap okuma yönünden dünyada neredeyiz diye. Veya ne kadar okuyoruz. Ancak mevcut verilere ülkemizin kitap ve kütüphane ile karşılaştırıldığında başta Batı Ülkeleri ile aramızda 10 kat farkın olduğu görülmektedir.

 Devamını (PDF/Adobe Acrobat) oku...

 
SAVAŞLI YILLAR

savasli_yillar.jpg

İsmail Kaygusuz, SAVAŞLI YILLAR Son Görgü Cemi/Çileli Günler, ISBN 975-335-055-04, Alev Yayınları, İstanbul, 2006, 374 sayfa, 7 fotograf.       

Roman Üzerinde Birkaç Söz

Malzemenin toparlanması, tasarlanması ve diğer hazırlık çalışmaları 70’li yılların ortalarına dek uzanan bu romanı, ancak 1986 yılının son aylarında Paris’te kurgusal bağlamda biçimlendirerek yazmaya koyuldum. Bir sonuca bağlamak, noktalamak öyle kolay olacağa benzemiyordu. 1990 Mayıs’ında çok sıkıntılı yaşam koşulları ortamında yazmayı bırakmak durumunda kalmıştım ve böylece romana kendiliğinden bir son oluştu ve değiştirmeyi de düşünmedim.

Devamını oku...
 
HZ. ALİ VE DÖRT KAPI (*)

KAZIM BALABAN
GAZETECİ - YAZAR

IMAM ALIAlevilikte 4 Kapı (167)

“Her kim ki şeriatın on makamından birisini dahi yerine getirememişse Tarikat makamına, Tarikatın on makamından birisi dahi eksik olsa Marifet makamına , Marifetin on makamından birisi dahi eksik olsa, Hakikat makamına eremez. Ol kişi dört kapı kırk makamı eksiksiz olarak yerine getirirse ancak sırrı Hakikat’a ulaşır”.  HACI BEKTAŞ VELİ  (168) 

Dört Kapı şunlardır:
1. Şeriat
2. Tarikat
3. Marifet
4. Hakikat

Bu her kapının on makamı vardır.

4 KAPI 40 MAKAMIN ÖZELLİKLERİ (169)
 ŞERİAT  TARİKAT  MARİFET  HAKİKAT

1.   İman etmek Tövbe etmek, EDEB’li olmak Alçakgönüllü olmak,
2.  İlim öğrenmek Mürşid öğüdüne uymak Bencillik, kinden uzak olmak Kimsenin ayıbını görmemek,
3.   İbadet etmek Temiz giyinmek, Perhizkarlık Yapabileceğin iyiliği esirgememek,
4.  Haramdan uzaklaşmak İyilik için savaşmak, Sabır ve kanaat Allahın her yarattığını sevmek
5.   Nikah / Ailesine faydalı olma Hizmet etmeyi sevmek, Haya (Utanma) Tüm insanları bir görmek,
6.   Çevreye zarar vermemek Haksızlıktan korkmak, Cömertlik Birliğe yönelmek
7.   Peygamberin emrine uymak Ümitsizliğe düşmemek İlim, Gerceği gizlememek
8.   Şefkatli olmak İbret almak, Hoşgörü, Manayı bilmek
9.   Temizliğe dikkat etmek  Nimet / cömert olmak) Özünü bilmek ve Tanrısal sırrı öğrenmek
10  Yaramaz işlerden sakınmak   Özünü fakir görmek.  Ariflik. Tanrısal varlığa ulaşmak ve Hakla bir olmak.

Devamını oku...
 
(NACOLEİA) SEYİTGAZİ...

(NACOLEİA) SEYİTGAZİ BÖLGESİNDE     SOSYAL YAŞAM ve DİNSEL ÖRGÜTLENME


Yağmur SAY

 Türkler Anadolu’ya gelişlerinde atlarının sırtlarında ve heybelerinde sadece maddi yaşama ait ürünleri değil, aynı zamanda yaşam biçimlerini, geleneksel kültürlerini, içine girdikleri veya etkilendikleri inanç yapılanmalarını da getirdiler. Bu oluşum içerisinde sosyal yaşantı; Gök Tanrı inancı temelli, Budist, Maniheist, Taoist, Hinduist, İbrani, Hırıstiyani inanç ve yaşam örneklerinin oluşturduğu senkretik bir yapı arzediyordu. İslami yaşam anlayışının içine giriş veya daha doğru bir ifadeyle Müslümanlık süreci İran-Horasan kaynaklı oldu. Orta Asya’da ulaşılan senkretik yapı, Anadolu’da yeni bir senkretik yapıya, yeni bir senkretik aşamaya ulaşacaktır. Bu senkretizm içinde de Yeseviliğin, Haydariliğin, Vefailiğin, Melamiliğin, Kalenderiliğin ortaya çıkardığı yaşam anlayışlarını ve teolojik söylemleri görüyoruz. Bütün bu sosyal yaşam,teolojik söylem ve akidelerde olduğu gibi, Orta Asya Türklüğü’nde de temel öge olan Gök Tanrı inancı, Atalar Kültü ve Doğa Kültleri, unutulmamak bir yana, bu temel yeni sentezlerde de hep hareket noktasını oluşturdu.

Devamını oku...

 
ŞAHI MERDAN ALİ'İ TANIMAYANLARA ...
İsmail Kaygusuz


Seyyid İmadeddin Nesimi (ö.1404-8) İmam Ali’yi, tanımak isteyen talibine, hem insani hem rahmani yönleriyle anlatıyor  

Gözün aç gör kim ey talib Ali'dir her kan-ı server
Muhammed aşk ile derya Ali'dir kıymeti gevher

Muhammed ilme kan oldu Ali nutk-ı beyan oldu
Ana her sır ayan oldu Ali'dir hace-i Kanber

Ali'dir cümlenin canı Muhammed'dir Ali kanı
Hakikattir Ali şanı Ali'dir yar-i peygamber

Hezaran türlü cümbüşler Ali emri ile işler
Varır yazlar gelir kışlar Ali'dir cisme canperver

Ne bilsin cahil ü nadan Muhammed ya Ali kimdir
Muhammed server-i dindir Ali'dir cümleye rehber

Devamını oku...
 
SEVDİĞİM

Gönlünü karartma yazıktır sana
Cahiller görmezler bakar sevdiğim
Kem sözler yakışmaz güzel insana
Kâmiller inciler saçar sevdiğim

Goncaya çevrilmiş dalların varsa
Sevgiler gönlünde açar sevdiğim
Acıya katlanmış kolların varsa
Yürekler ateşle yanar sevdiğim

Devamını oku...
 
Veli Baba Elyazması...

Abdal Musa Velayetnamesi ve Kaygusuz Abdal Pendnamesi’ni İçeren Veli Baba Elyazması  Üzerinde Kısa Bir Sunuş (ve METİNLER)

 İsmail Kaygusuz 

İki ayrı metin içeren bu elyazmasının fotokopisi Almanya’da yaşamakta olan değerli dostum ozan Budak Ali (Ali Kaykı) tarafından bize verildi. Kendisi fotokopinin elde edilişi hakkında şunları yazmıştı: “2003 senesinde Elmalı- Tekke Köye gittiğimde Abdal Musa Tekkesi dedelerinden Gündüz Ali Koca Baba Menakıbname’yi bana verirken, Fransa'dan bir talibinin  getirdiğini söylemişti. Fransa'nın neresinden bilmiyorum sadece bir  kütüphanede bulmuş ve fotokopisini çekmiş. Koca Ali Baba, başkalarının  istemesine rağmen vermediğini, beni beklediğini söylemiş ve ‘bunu değerlendir’ demişti. İsteği yerini buldu çok şükür! Hem de en iyi şekilde.” 

En iyi şekilde değerlendirebildik mi? Bizim dar olanaklı koşullarımızda buna olumlu yanıt vermek olası değildir, elimizden geleni yaptık. 2005’in Aralık ayı başlarında Hannover’de dostumuza konuk olma şansımız doğdu. Ali Koca Baba’ya telefon ederek kendi ağzından da duymak istedik. Ancak bize anlatılanlardan fazlalık olarak, bir talibinin İstanbul’da yaşayan ve öğretmenlik yapmakta olan bir Fransız bayan öğretmenden  almış olduğunu öğrendik.

 

Devamını oku...

 
"DEM HAME DEM ALİ ALİ"
MEVLANA’DAN “DEM HAME DEM ALİ ALİ”Kasidesi

Türkçe’ye çevirip şiirleştiren: Derviş Baba

İlhamındır içkisi, bu zavallı ozanın
Coşkuyla çığırırım, her dem ya Ali Ali!
Ben kalbi temiz olan, bir Sufiyim amanın
Coşkuyla çığırırım, sana ya Ali Ali!

Aşığım Murtaza’ya, o benim nazlı yarim
Aşk ile çığırırım, her dem ya Ali Ali!
Sensiz sevincim olmaz, anlamsız şiirlerim
Aşk ile çığırırım, sana ya Ali Ali!

Adem’i temiz kılan, o saf Adem de sendin
Yusuf’a güzelliği, veren Güzel de sendin
Hızır’ın hem rehberi, hem öğretmeni sendin
Coşkuyla çığırırım, sana ya Ali Ali!

Devamını oku...
 
BATTALNAME

ANADOLU KÜLTÜR, EDEBİYAT ve  İNANÇ TARİHİNDE  ÖNEMLİ BİR KAYNAK :
BATTALNAME

 

Yağmur SAY


Türklerin Anadolu’ya gelişiyle bir Arap komutanı veya askeri olan Battal Gazi’nin önce bir Türk savaşçıya ardından da Gazi-Veli haline dönüştürüldüğünü görüyoruz. Bu etkinin ve ünün büyüklüğü öyle bir boyuta taşınacaktır ki O’na ait Anadolu’nun çeşitli yerlerinde 7 ayrı mezarının bulunması ve hepsinin aynı etki altında kutsanması sağlanmış olacaktır.

 

Devamını oku...

 
SAKM'DE MUHAREM MATEMİ

SAKM’DE MUHAREM MATEMİ İÇİN TUTULAN ORUÇLAR TOPLU OLARAK AÇILDI

muharrem_matemi_29_01_2007_21Stuttgart Alevi Kültür Merkezi’nin düzenlediği Muharrem muhabbeti’ne davetli olarak katılan Alevi Akademisi Başkanı Mustafa Düzgün Muharrema Matemi hakkında şu açıklamayı yaptı: “Bugünkü haliyle Muharrem Matemi’nin esasları, inaçsal motifleri Ali Büveyhi devleti’nin (949-1050) 100 yıl kadar süren hükümdarlığı esnasında Alevi inaç önderleri, 12 İmamların mücadelesinin de dikkate alınması ve ehlibeyt ulemasının toplattırılıp onlar tarafından yapılan bir düzenleme ile bugünkü halini almıştır. Tarihi bakımınından Alevi inancının oluşup zenginleşmesinde, onun hakk uğruna verdiği mücadelesinin de ciddi etkilerinin olduğunun, inançla kaynaştırıldığının bilinmesi gerekiyor”.

Devamını oku...
 
BABKM'DE MUHARREM MATEMİ

BABKM’DE MUHARREM MATEMİ'NDE TUTULAN ORUÇLAR TOPLU OLARAK AÇILDI

boblingen_9.jpgBöblingen Alevi Bektaşi Kültür Merkezi(BABKM)’nde Ağız Mühürü’nün toplu olarak açıldığı Muharrem muhabbetine davetli olarak katılan Alevi Akademisi Başkanı Mustafa Düzgün yaptığı konuşmada,“Kerbela olayı bizim inancımızla eşdeğerdedir. Hz Hüseyin ve 72 can yoldaşı kahramanca savaşarak bu alemde yenilmişti. Ne var ki söz konusu Emevi ordusu ve önderi Yezit; insanlık vicdanında ve mana aleminde “lanet” damgasını yemiş, İmam Hüseyin ve yandaşları karşısında tarih boyunca yenilmişti” dedi.

Devamını oku...
 
ALEVİLİK GERÇEĞİNİ BİLMEMEK...

ALEVİLİK GERÇEĞİNİ BİLMEMEK TÜRKİYE’DE YAYGIN BİR FENOMEN…
              

Yrd. Doç. Dr. Ali YAMAN

        Bu makale Hürriyet Gazetesi yazarı Ahmet Hakan’ın 6 Temmuz 2006 ve 7 Temmuz 2006 tarihli köşe yazılarını değerlendirmek üzere kaleme alınmıştır. Yazarın 6 Temmuz tarihli köşeyazısının başlığı “Aleviler için iki seçenek: Ya káfirsin ya Müslüman”. 7 Temmuz tarihli köşeyazısının başlığı ise “Alevilere sorular, Nedir Alevilik?” şeklindedir.
        Burada bu yazılardan hareketle genel bazı açıklamalar sunulmaya çalışılacaktır. Ahmet Hakan 6 Temmuz tarihli yazısında şöyle diyor: “…MİLLİ Eğitim Bakanlığı yetkilileri, "zorunlu din dersi" meselesini bir çırpıda çözüverdi! "Mesele" şöyle halledilecekmiş: Zorunlu din dersine itiraz eden Aleviler, "Biz Müslüman değiliz kardeşim" diye dilekçe vereceklermiş. Böylece "kafir" hükmüne geçecek olan bazı Aleviler, zorunlu din dersi uygulamasından yırtacaklarmış. Vallahi bravo! Bu fevkalade "dahiyane" çözüm önerisi için Milli Eğitim Bakanlığını tebrik etmek lazım. Hem mevcut çarpık maslahatçı uygulamaya hiç mi hiç dokundurtmuyor, hem de Alevileri "Müslüman Aleviler" ve "Müslüman olmayan Aleviler" olarak ortadan ikiye bölüyor. Sonuçta... Kendilerini "Müslüman Alevi" olarak görenler, zorunlu din dersi adı altında "Sünni İslam" anlayışını öğrenmeye devam edecek. Kendilerini "Müslüman olmayan Aleviler" olarak görenler ise, bu dersten muaf olacak. Böylece ne şiş yanacak, ne kebap! Avrupa'nın da bu konuda söyleyecek bir sözü kalmayacak…”

Devamını Oku...

 
EHLİ BEYT(*)

KAZIM BALABAN
Gazeteci-Yazar


Ehli Beyt Kimdir ? (1)

Ahir zaman Peygamberi, Hz. Muhammed Mustafa, Hakk’a yürüyeceğini anlayınca 23 Şubat 632 tarihinde (2) Gadirhum denilen bir alanda, rivayetlere göre 80 bini kişiyi aşkın bir topluluğa, Deve semerlerinden bir mimber oluşturarak bunun üstüne çıkıp tarihi Veda Hutbesini okudu. Hz. Muhammed Mustafa , ümmetine seslenerek 2 emanet tavsiye etti.

1- Allahın kelamı Kuran-ı Kerim,
2- Ehli Beyt’i.

Hz. Muhammed şöyle dedi. ‘’Kuran ve Ehli Beytime ipine sımsıkı sarılın. Kevser Havuzunda her iki emanet bir birinden ayrılmadan bana ulaşacaktır. Ehl-i Beyt’im, Nuh’un gemisi gibidir. Gemiye binenler kurtuldular, binmeyenler helak oldular’’.
( Ehli Beyt, Hz. Muhammed’in ailesi demektir ve 1- Hz. Muhammed, 2- İmam Ali, 3- Ana Fatma, 4- İmam Hasan ve 5- İmam Hüseyin olmak üzere toplam 5 kişidirler).
Kur’an-ı Kerim düşünce, kanun ve değerler kaynağıdır... Kur’an, hayat programını düzenlemek ve hayat kanunlarını belirlemek üzere inen ilahî vahiy ve sözlerdir...
Kur’an-ı Kerim’de, Ehl-i Beyt’den bahsedilirken iki üslup kullanılmıştır:

Devamını oku...

 
Hacı Bektaş Veli'yi Doğru Tanıyor muyuz?


Serçeşme Hacı Bektaş Veli ve Hünkar Dergâhı•

İsmail Kaygusuz

Hünkar Hacı Bektaş Veli’nin  yaşamı boyunca toplum için yaptığı onca güzel işler;  kendisi egemen Sünni yönetimlerin inancına aykırı düştüğünden, ancak birer keramet yumağı olarak günümüze taşınabilmiştir. Halk bilinci onu gönüllerine, iç dünyalarına sultan yapmış; yürüdüğü dağı taşı, dokunduğu toprağı ağacı ve oturuşunu kalkışını, el verişini, gözaçıp kapatışını kutsamış ve olağanüstü ögelerle bezemiş. 15.yüzyıılın sonlarında ilk kez yazıya geçirilmiş olan şiirsel ve düzyazı biçiminde günümüze ulaşan Hacı Bektaş Vilayetnamesi bu özellikleri taşır. Kendisinin yazdığı ya da yazdırdığı yapıtlardan ise, Şatiyye’leri ve Fevaid (Yararlı sözler)dışından sadece tam olarak Sadeddin Molla'nın türkçeleştirdiği Makalat (Sözler) elimizde bulunmaktadır. İçerikleri Şeriat ögeleriyle donatılmış ve hiç ilişkisi olmadığı kişilerin adları bulunan “Besmele’nin Şerhi ve “Makalat’ı Gaybiyye Kelimat-ı Ayniyye”(Gizli sözler, açık sözcükler) isimli kitaplar Hacı Bektaş Veli’ye ait olması olasılık dışıdır, yazıcı-müstensih tarafından kasıtlı olarak onun adı kullanılmış ve Makalat tahrif edilmiştir.

• Yazarın 1-2 Aralık 2006’da Almaya/Heidelberg Üniversitesi’nde yapılan “Uluslararası Alevilik Sempozyum”unda yaptığı konuşmanın tam metni.

Devamını oku...

 
Devamı...
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 89 - 110 Toplam: 160

Site'de Ara

Reklam

Kimler Online

Şuanda 21 misafir bağlı
© 2010 Alevi Akademisi
Joomla! GNU/GPL Lisans altında korunan ücretsiz ve özgür bir yazılımdır.