Etkinlik Takvimi

Ocak 2012 Şubat 2012 Mart 2012
Pa Pa Sa Ça Pe Cu Cu
Hafta 5 1 2 3 4
Hafta 6 5 6 7 8 9 10 11
Hafta 7 12 13 14 15 16 17 18
Hafta 8 19 20 21 22 23 24 25
Hafta 9 26 27 28 29
Yeni Etkinlik Gönder Yeni Etkinlik Gönder

Giriş Formu






Kayıp Parola?
Hesabınız yok mu? Kayıt Ol

Arşiv
Sınav Nedir, Ne Getirir, Ne Götürür Yazdır E-posta

Prof. Dr. İbrahim ORTAŞ, Çukurova Üniversitesi. Bu mail adresi spam botlara karşı korumalıdır, görebilmek için Javascript açık olmalıdır

Eğitimin amacı  bilginin dantel misali işlenmesi, bireysel bazda içselleştirildikten sonra dönüştürülmesi ve paylaşılmasıdır. Çağımızın bilgi toplumunun özü ve hammaddesi ise  "bilgi"; bilgi toplumu olmanın ön koşulu ise,  mevcut bilgi stokuna hızlı ve kolay erişim olanağı sunulan birey tipolojisinin yaratılmasıdır. Buna uygun bireyleri seçmesini bilmek ve onları öne çıkarmaktır.

Seçilen öğrenci öncelikle diyalektik bakış açısını kazanmış "tez – antitez - sentez" sürecini algılamış, kendi başına sorgulayan ve sonuca ulaşan nitelikte özellikler taşımalıdır. Bu özelliklerin bir kısmı doğal yolla gelecek, bir kısmı da çevrenin etkisi ile öğrenerek kazanılacaktır. Eğitim uzun erimli bir süreçtir. Her eğitim sistemi bir geri besleme ile değerlendirilmek istenir. Biraz daha açacak olursak öğretilenlerin öğrenci tarafından öğrenilip öğrenilmediğinin anlaşılması için öğretilenlerin sorulması ve sorgulanması ile belirlenir. Sınav, işte bu noktada başlamaktadır. Her eğitici öğrettiklerinin öğrencisi tarafından öğrenilmiş ve kalıcı bilgiye dönüştüğünü görmek ister. Bu aşamaya kadar  sınav normaldir. Bir tür ölçme ve değerlendirme sürecidir.

J.J. Rousseau diyor ki " soru sormak zannedildiği kadar kolay bir hüner değildir" Evet soru sormak için biraz bilmek gerekir. Benjamin Disreali " cahil soru soramaz" diyor. 

Her yıl 1,5 milyon öğrencinin yığınsal olarak başvurduğu üniversite sınavı ve buna karşın 300 bin kişilik sınırlı kapasite ile uyumlaşmayan arz talep dengesi günden güne ciddi bir sorun haline gelmektedir. OKS (Ortaöğretim Kurumları Sınavı), ÖSYS (Öğrenci Seçme  Yerleştirme Sınavı), KPSS ( Kamu Personeli Seçme Sınavı), yediden yetmişe hemen herkesi müşterek paydada birleştiren sınavların başında yer almaktadır. ALES, TUS gibi  Yüksek Lisans ve üstü için yapılan sınavlar da aynı kaygıyı oluşturmaktadır. Tabii yaşam bu kadar kolay ve masumane değildir. OKS ve ÖSS gibi kişinin gelecekteki yaşam standartlarını ve geleceğini belirlemek için yapılan sınavlarda durum farklılaşmaktadır. Öğrenciye verilen bilginin yeniden soru sorularak sağlıklı geri bildirimi almak için değişik yaklaşımlar uygulanmaktadır. Küçük sınıflarda izlenmesi kolay olduğu için doğrudan yazılı sınav ile belirlenebiliyor. Ancak kalabalık sınavlarda ve merkezi sınavlarda ise sübjektifliği ortadan kaldırmak dahi iş yükünü azaltmak için klasik yazılı sınavı yerine test usulüne başvurulmaktadır. Tabii hemen sorulması gereken soru şu, öğrencinin öğrenip öğrenmediği nasıl belirlenecektir? Bilmek, öğrenmek, ezberlemek, mantık yürütme, analiz etme anlayışlılarından hangisine başvurulacaktır? Sorgulama öğrencinin zekası, kapasitesi, bilgisi ve çalışmasını hedefliyorsa sorun yok. Ancak ezbere bilgiye dayanıyorsa ve öğrencinin kendisini ifade edemeyeceği şekilde yapılıyorsa sorun oluşmaktadır.

Ancak ÖSS sınavı gibi ilk öğretimden Lise son sınıfa kadar verilen ve öğrenilen bilgilerin üç saat içerisinde adaylardan veya öğrenciden geri istenmesi ne kadar ölçülebilir ve ne kadar değerlendirilebilir niteliktedir? Ülkemizin geçirdiği değişik sınav sistemleri bir bütünlük içinde değerlendirildiğinde öğrencilerimizin sınav sistemini tam anlamıyla kavrayamadıkları görülmektedir. Temelde bunun sorumlusu ise eğitim sistemidir. Çok sayıda öğrenci adayı ve az sayıda kontenjandan kaynaklanan ve sonuçta insanların çok erken dönemde başlayarak acımasız bir rekabete girişmesi ile sonuçlanan bir sınav yapılanmasıdır. Aslında öğrenciden yapmasını istediğimiz şeylerle sınavda onlardan istenenleri aynı paralel eksen üzerine oturtup öğrencinin kapasitesine ve eğitimine uygun gerçekçi davranması ve sınavı doğal olarak görmesidir.

Sınav Nedir?

o Belirli bir alanda edinilen bilgi ve becerilerin düzeyini belirlemek için yapılan bir değerlendirme sistemidir.

o Sınav bir değerlendirme sürecidir ve sınırlı alandaki bilgi ve becerilerin düzeyini değerlendirir, KİŞİLİĞİ değil. Sınavın amacı, sahip olunan potansiyeli bilmektir. Sınavda özgüven çok önemli bir faktördür. Sınava çok sayıda kişinin giriyor olması ve sınırlı sayıda kişinin "başarı hanesine kaydediliyor olması" sonuçta öğrencilerin özgüveninde yarattığı zedelenme ciddi boyuttadır. Bir çok öğrenci yıllarca bunun etkisinde kalabilmektedir. Bu anlamda sınav bir sırat köprüsü değildir. Ayrıca  sınav bir "er meydanı" da değildir. Mutlak galibiyet için de girilmemelidir. Ancak sınavda istenilen düzeyde bir yansıma görmek ve onunla yaşamına anlamlılık kazandırmak kişiyi mutlu edecektir. Arzulanan değerin yansımaması da dünyanın sonu değildir.

Sınav sınav mıdır?

Sormak bir sınavdır aynı zamanda. O zaman sınavın temelden sorgulanması gerekir.
Sınav zorunlu mu?
İnsan sınav olmak zorunda mı?
Sınav olmasa ne olur?
Sınav insan hayatını değiştir mi?
Her sınavın bir mantığı var mıdır?
Her sınav, belirli bir üst aşmaya geçmeyi sağlar mı?
Her sınav bir ayrıştırmamıdır?
Sınav ne zaman başlar, ne zaman biter?
Hayatta en zor sınav nedir?
Kim sınavdan korkar?

Sınav eğitim ve öğretim sisteminde doğal bir süreç olarak görülmelidir. Başarılı bir öğrenmenin gerçekleşmesi için arada bir geri besleme yolu ile öğrencinin sınanması doğaldır. Öğrencilerin çalışmak ve kendilerini disipline etmeleri için az biraz sınav stresi yaşamaları normaldir. Ancak her şeyi yaşamın sonu gibi görmek yersiz ve kişiye yarardan çok zarar verir.  Fizyoloji bilgimle "azıcık kaygı iyidir", aynı şekilde "çok kaygı da kötüdür".

Derler ki Napolyon bile sınavdan korkmuştur.  Bilinen bir anekdot, Napolyon bir gece çadırında yatarken düşman kuvvetlerinin yaklaştığını gören emir subayları kendisini kaldırmaya çalışırlar. Neden beni gecenin bu saatinde kaldırdınız diye sorduğunda " efendimiz düşman kuvvetleri üzerimize geliyor savaş açıyorlar" denir. Napolyon ben de sınav var diye korkmuştum der.

Sınav bir yaşam biçimidir.

Ayrıca halk arasında denir ki " hayatın kendisi zaten bir sınavdır ". Bu da doğrudur. Hayatın her alanında sınav vermekteyiz.

Sınava girecek öğrencilere başarılar dilerim. Önerim bu aşamadan sonra sınav kaygısından kurtulup şu ana kadar ne öğrendiysem öğrendim, sınav da kendi bilgi düzeyimi öğrenmiş olacağım desinler. Beynin çalışma prensibi gereği, kendini sınav stresine sokmak değil tam tersine daha rahat ve öz güvenle girmelerini öneririm.

Hatta daha da önemlisi, "ben sınavdan korkmuyorum, sınav benden korksun"
desinler.

Herkese başarılar.

 
< Önceki   Sonraki >

Site'de Ara

Reklam

Kimler Online

Şuanda 37 misafir bağlı
© 2012 Alevi Akademisi
Joomla! GNU/GPL Lisans altında korunan ücretsiz ve özgür bir yazılımdır.