|
DÜŞKÜNLÜK : Alevi / Bektaşi inancının yasaklarını yapan, edebin, ahlakın dışına çıkan insana veya tplum tarafından benimsenmeyen ağır suç ve ahlak kuralllarını iklal edene DÜŞKÜN denir. Düşkün insan yaptırımsal çeşitli cezalara çarptırılır. Kişi düşkün ilan edilmeden önce genellikle, Rehber veya Mürşid tarafından uyarılır. Uyarılara rağmen bir düzelme yoksa kişiye Mürşidinin onayı ile Düşkünlük cezası verilir. Düşkünlere verilen cezalar yöreden yöreye farklılık arzetmektedir. Suçun ağırlığına göre ceza süresiz olabileceği gibi belli bir süre dahilinde de olabilir. Düşkünlere verilen cezaların en ağırı toplum tarafından dışlanmaktır. Düşküne selam verilmez, onunla konuşulup görüşülmez, alış veriş yapılmaz, kız alıp kız verilmez, komşuluk ilişkileri sınırlandırılır ve törenlere alınmaz.
Düşkünlük bir türlü otokontrol mekanizması gibi işlediği ve kişiye verilen izelasyonun ağırlığı nedeniyle Alevi toplumunda çok yüksek bir ahlaki yaşam egemendir. Adli vakalar yok denecek kadar azdır. Utanç verici bir durum olan Düşkünlük durumuna düşülmemesine dikkat edilir. Düşkün olanların hallerinde düzelme olduğu zaman, bu ceza gene Seyyitlerin onayı ile kaldırılır. Eski komşuluk ilişkilerine geri dönülür. Düşkünlük cezasının ağırlığı veya kaldırılması toplumsal mutabakatı sıkıntıya sokan hallerde, sorunun çözümünün adresi olarak Erzincan / Kemaliye / Ocak Köyünde bulunan ve bir adına da Düşkünler Ocağı denilen Hıdır Abdal Ocağı gösterilir. Hıdır Abdal Ocağı, Türkiye’nin en eski ve köklü Dergâh/Ocaklarından (1) biridir.
DAR : Dar, herhangi bir Alevinin, saygı duyması gereken kişilere yönelik onların karşısında saygısının açıklanmasını anlatan bir duruş biçimidir. Örneğin bir Cem’de veya Mürşit huzurunda bir nevi Hazırol biçimi olan Dar’a durulur. Alevilik, insanı Allah’ın Kabesi saydığından, Dar insana ve onun kişiliğinde, inancına gösterilen bir saygıdır. Dar, genellikle Cem sırasında icra edilir.
Dört çeşit Dar vardır. Bunlar, Mansur Darı, Nesimi Darı, Fazlı Darı, Fatma Darı'dır.
İKRAR : Alevi inancında, Tarikat yoluna girecek kişilerin Mürşit’ine yol ile ilgili hükümlülüklere uyacağına dair verdikleri sözdür. Bu söz ile, bir Mürşit’e bağlanılır ve ona, onun telkinlerine uyulur. Mürşit’de onu erdemle donatır. Kötülüklerden alıkoyar. Tolumuna yararlı bir insan haline getirir. Onu eğitir. Ayrıca onunla aynı sözü veren kişilere (örneğin Musahibine) karşı sorumluluklarını kabul etmesi anlamına gelir. İkrar vermek için kişinin, Aleviliğin 4 Kapısından ilki olan Şeriat kapısının Makamları olan 10 kurala uyması gerekir. Mürşüdünün de onu onaylaması gerekir. İkrar, ayrıca bekar değil evlilerin ve ailelerin da kapsandığı bir ritüeldir (2).
Alevilikte 4 Kapı:
“Her kim ki şeriatın on makamından birisini dahi yerine getirememişse Tarikat makamına, Tarikatın on makamından birisi dahi eksik olsa Marifet makamına, Marifetin on makamından birisi dahi eksik olsa, Hakikat makamına eremez. Ol kişi dört kapı kırk makamı eksiksiz olarak yerine getirirse ancak sırrı Hakikat’a ulaşır”. (3)
Bu Kapılar sırayla;
Şeriat,
Tarikat,
Marifet,
Hakikat kapılarıdır.
4 KAPI 40 MAKAMIN ÖZELLİKLERİ (4)
ŞERİAT
- İman etmek
- İlim öğrenmek
- İbadet etmek
- Haramdan uzaklaşmak
- Nikah / Ailesine faydalı olma
- Çevreye zarar vermemek
- Peygamberin emrine uymak
- Şefkatli olmak
- Temizliğe dikkat etmek
- Yaramaz işlerden sakınmak
TARİKAT
-
Tövbe etmek,
-
Mürşid öğüdüne uymak,
-
Temiz giyinmek,
-
İyilik için savaşmak,
-
Hizmet etmeyi sevmek,
-
Haksızlıktan korkmak,
-
Ümitsizliğe düşmemek,
-
İbret almak,
-
Nimet / cömert olmak)
-
Özünü fakir görmek.
MARİFET
-
EDEB’li olmak
-
Bencillik, kinden uzak olmak
-
Perhizkarlık
-
Sabır ve kanaat
-
Haya (Utanma)
-
Cömertlik
-
İlim,
-
Hoşgörü,
-
Özünü bilmek ve
-
Ariflik.
HAKİKAT
-
Alçakgönüllü olmak,
-
Kimsenin ayıbını görmemek,
-
Yapabileceğin iyiliği esirgememek,
-
Allahın her yarattığını sevmek
-
Tüm insanları bir görmek,
-
Birliğe yönelmek
-
Gerceği gizlememek
-
Manayı bilmek
-
Tanrısal sırrı öğrenmek
-
Tanrısal varlığa ulaşmak ve Hakla bir olmak.
4 KAPININ GÜZELLİKLERİ (5)
ŞERİAT
-
Rüzgâr
-
Derya
-
Kul
-
Et / Kemik
-
İşitme
-
Lamba
-
Kapı
-
Nadas
-
Niyet
-
Göz
-
Ağaç Kökü
-
Köy
-
Doğum
-
İlk Okul
-
Peygamberler Çağı
TARİKAT
- Ateş
- Gemi
- Bilim
- Damar
- Görme
- Fitil
- Eşik
- Tohum
- İkrar
- Kulak
- Dal
- Ülke
- Nişan
- Orta Okul
- Evliya / Erenler Çağı
MARİFET
-
Su
-
Dalgıç
-
Erme
-
Beyin
-
Duyma
-
Yağ
-
Anahtar
-
Hasat
-
Yol
-
Ağız
-
Çiçek
-
Dünya
-
Evlilik
-
Lise
-
Şimdiki Zaman
HAKİKAT
-
Toprak
-
Cevahir
-
Görme
-
Can / Ruh
-
Bilme
-
Işık
-
Kilit
-
Ürün
-
Durak
-
Cemal
-
Meyve
-
Evren
-
Hakka Ulaşma
-
Üniversite
-
Gelecek Çağ
ALEVİ KAVRAMLARI İLE İLGİLİ DİP NOTLAR :
1. Hıdır Abdal Sultan Ocağı, Hacı Bektaş Veli Pirevi, Karacaahmet Sultan Dergahı, Abdal Musa Dergâhlarının kuruluş süreleri yaklaşık aynı zaman dilimine denk gelir ve dönemin en önemli 4 Ocak /Dergâhlarıdırlar.
2. Bektaşilerde kadının ve kocanın ayrı ikrarı alınabilir. Ama Alevilerde eşler birlikte ikrar vermek zorundadır.
3. Bu alıntı Hacı Bektaş Veli’nin Makalat adlı eserinden alınmıştır.
4. Bu alıntı da gene Hacı Bektaş Veli’nin Makalat adlı eserinden alınmıştır.
5. 4 Kapının Güzellikleri bir çok Alevi ve Bektaşi kaynaklarından esinlenerek ve biraz da bizim yorum katmamız ile hazırlanmıştır.
..........
..........
Son söz Hz. Ali üzerine Hilmi Dedebaba’dan
Aynayı tuttum yüzüme
Ali göründü gözüme
Nazar kıldım ben özüme
Ali göründü gözüme
Adem Baba Havva ile
Hem allemel esma ile
Çarhı felek semo ile
Ali göründü gözüme
Hazreti Nuh Naciyullah
Hem İbrahim Halilullah
Sina'da ki Kelimullah
Ali göründü gözüme
İsa’yı Ruhullah odur
İki alemde Şah odur
Müminlere penah odur
Ali göründü gözüme
Ali evvel Ali ahir
Ali batın Ali zahir
Ali tayyip Ali tahir
Ali göründü gözüme
Ali candır Ali canan
Ali dindir Ali iman
Ali rahim Ali rahman
Ali göründü gözüme
Hilmi gadayi bir kemter
Görür gözüm dilim söyler
Her nereye kılsam nazar
Ali göründü gözüme
( Mehmet Ali Hilmi Dedebaba)
KAZIM BALABAN
GAZETECİ - YAZAR
|